HAVACI

• 4/5/2006 - * Gülümse :) *

* Gülümse :) *

'Ödül

Günün birinde yeni bir işyeri açmaya kalkarsam,
benimle çalışan herkes önce gülümsemeyi bilenlerin arasından seçilecek. Ve sonra onlar problemlerin üzerinden gülümseyerek atlamayı öğrenecekler. Bütün kapıların üzerinde notlar olacak,kocaman: "GÜLÜMSE"
***************************************
Güleryüzlü insanlar işsiz kalmaz, aşksız kalmaz.
Güleryüzlü insanlar eşsiz kalmaz, arkadaşsız kalmaz.
Gülümse gülüm. Dikenlerin elbette var ve olmalı.
Ama gül isen önce gülen yüzünü göster.
***************************************
Çevrende güleryüzlü birini görsen sen de ona tebessüm ederdin değil mi? Elbette. Bunu, çevrendeki birine sormuştum! Onun "elbette" deyişini duydun mu? İnsanlar hazır aslında gülümsemeye, kucaklaşmaya; bir kıvılcım bekliyorlar. Ama herkes bekliyor!
Önce, rahat olmayı dene. Ben, bir karış mesafeden, gözbebeklerinde kendi mimiklerimi ve tebessümümü görerek,
bu tonda konuşuyorsam seninle; Gülümsemeni beklemeye hakkım var, değil mi? Kendini iyi hisset.
Ve gülümse.....

********************************
Gülümseyen insanlarla mı yoksa
gülümsemeyen insanlarla mı vaktini geçirmek isterdin? İşyerinde, verimin yükselir miydi? yüzüne baktığın herkes gülümsüyor olsaydı? Ve sokaktaki problemler insanlar gülümsediğinde mi
gülümsemediğinde mi daha kolay çözüme ulaşırdı? Kendini iyi hisset.
Ve gülümse....
Gülümsediğinde kendini daha da iyi hissedeceksin.
********************************
Sen "farkını" göstermek istiyorsan sıradan insanlardan; gülümsemen yeter! . Gücün, düşünme şeklin ve olumlu yapın
gözükecek gülümserken yüzünde. İnsanların içi yüzlerinden okunur. Ve içine göre değil, yüzüne göre davranılır sana! Farkını göster, herkes somurturken: "Kar hepimizin başına yağıyor ama ben gülümseyebiliyorum."

Ödül olmanın "ödülünü" sun kendine,
insanlara tebessümünü sunarak.
Ve bu onuru "yüzünde" taşı,
Gülümse.

Gülümseyerek hatırlayacağınız
bir gün geçirmeniz dileğiyle.

 
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/5/2006 -

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/5/2006 - Çocuğunuzla zaman geçirin

Çocuğunuzla zaman geçirin
Uzmanlar, ailelerin “en değerli varlık” olarak görmelerine karşın, çalışma hayatı ve günlük işler nedeniyle çocuklarına günde en fazla birkaç dakika ayırdıklarını belirtiyor.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaşare Aktaş Arnas, günlük yaşamın koşuşturmasında anne ve babaların çocuklarıyla yeterince ilgilenmemesinin, çocukların gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi.

Annenin mutfak işiyle ilgilenirken, babaların TV izlediğini ya da gazete okuduğunu, bu durumda ebeveynlerin “ayak altında dolaşmasın” düşüncesiyle çocukları ödevlerine, TV’ye ya da bilgisayara yönlendirdiğini kaydeden Arnas, şöyle dedi:
“Anne babaların çocukla iletişimi birkaç dakikalık hal hatır sormayla kalıyor. TV izlenirken bile evde birkaç TV varsa herkes kendi odasına gidip farklı bir kanalı izliyor. Çocuklarla ebeveynleri arasında duygusal paylaşım ve düşünce paylaşımı olmuyor. Farklı şekillerde zaman geçirildiği için sosyal izolasyon ve aile ilişkilerinde kopukluk başlıyor.”

“TV PLANLANARAK İZLENMELİ”
Çocukların duygu ve düşüncelerinin paylaşılması ve desteklenmesi için birlikte zaman geçirmenin şart olduğunu vurgulayan Arnas, şunları söyledi:
“Öncelikle TV’yi sağlıklı izlemek gerekli. Ailenin birlikte izleyeceği programlar seçilerek izlenmeli ve bunun için belli bir saatbelirlenmeli. Saat dolunca TV kapatılıp, izlenen programlar üzerine yada başka konularda konuşulabilir. Anne ve babayla ortak sinema, tiyatro, konser ya da maç gibi etkinlikler planlanabilir. Çocuğun özelbir hobisi varsa bunu desteklemek için birlikte zaman geçirilebilir. Anne ve baba ev işlerini dönüşümlü olarak yaparsa, diğer ebeveyn çocukla birlikte vakit geçirebilir. Kısaca, etkinlikler ve zaman planlanarak değerlendirilmelidir.”

“TEK BAŞINA BIRAKMAK TEHLİKELERE AÇIK BIRAKMAKTIR”
Çocuğu tek başına bırakmanın, tehlikelere de açık bırakmak anlamına geleceğini ifade eden Arnas, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Anne babası kendisiyle ilgilenmeyince, duygusal yoksunluk yaşayan çocuk, TV ve bilgisayar oyunlarına yöneliyor ve oradan da yanlış insan modellerini ve şiddet uygulayanları kendisiyle özdeşleştirmeye başlıyor. Şiddeti kanıksıyorlar ve konuşarak problem halledilebileceğini öğrenemiyorlar. Hatta anne-babaları bu tür kahramanların oyuncaklarını ve kostümlerini alarak, uyguladıkları şiddeti de onaylamış oluyorlar. Bilgisayar oyunları da aynı. En masum araba yarışında bile, ‘rakiplerini ekarte edip kazanacaksın’ mesajı veriliyor. Oysa anne babalar çocukla birlikte vakit geçirse ve ‘kavga ediyorlar ama sorunları konuşarak da çözebilirlerdi’ deseler, çocukların iç dünyasında çok şeyi değiştirmiş olacaklar.”

Yaşanan durumun, uzun vadede çok kötü sonuç doğurabileceğini ve şimdiden liselerdeki şiddet olaylarıyla etkisi göstermeye başladığını ifade eden Arnas, aileler başta olmak üzere basın ve tüm kuruluşların bu konuda duyarlı olması ve şiddeti özendirici olmaktan kaçınması gerektiğini belirtti.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 8/2/2006 - <font color=blue>DÜNYA UÇAKLARINDAN BİR KESİT</font>

             DÜNYA UÇAKLARINDAN BİR DEMET

 

    MİRAGE 400 AVCI BOMBARDUMAN  

        

 

        MİRAGE 200 BOMBARDUMAN

   

 

 MİG-29 AVCI UÇAGI


 

     FS-X AVCI ÖNLEME

 

 

        MC-130H2 NAKLİYE UÇAĞI

 

 

   İEWALL-2 AĞIR BOBARDUMAN

 

 

          LANTİRN AVCI ÖNLEME

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 2/2/2006 - <font color=blue>ÇALIŞTIĞIM UÇAK TİPLERİ</font>

 
CN-235 CASA (KARGO)
 
 
 
CN-235 CASA (KARGO)  
 
 
CN-235 CASA (AMBULANS)
 
 
CN-235 CASA (V.İ.P UÇAĞI) 
 
 
C-47 (DAKOTA) KARGO
 
 
C-47 (DAKOTA) V.İ.P UÇAĞI
   
 
C-47 (DAKOTA) KARGO
 
 
C47 (DAKOTA) KARGO
   
 
T-41 D EĞİTİM UÇAĞI

 

 

T-41 D EĞİTİM UÇAĞI

 

 

T-41 D UÇUŞ ESNASINDA

   

 

T-34 UÇUŞ ESNASINDA

  

 

T-34 UÇAĞI

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
hotmail

Kategoriler

    Arkadaşlar

    petunya
    Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:2
    | Sonraki Sayfa